OZAN TÜRKKAN

Çalışmanızın ismini “Well” olarak seçme nedeninizi açıklayabilir misiniz? Hem ‘kuyu’ hem de ‘daha iyi’ anlamına gelmesinin bir rolü var mı?

Yok, o aslında bir yandan benim de hoşuma giden bir tesadüf oldu.

 

Kuantum köpüğü’nün buradaki rolü tam olarak nedir? Solucan Delikleri’nin oluşmasında etkisi olduğu varsayılırsa bu çalışmada tam olarak hem çalışmaya hem de izleyicilere bu kuram nasıl aktarılacak? Yani izleyici paralellik kavramını deneyden tam olarak nasıl çıkaracak?

Okunması biraz zor olsa da bu sembolik solucan deliği aslında bizim karşı tarafta gördüğümüz evrenin de yaratıcı kaynağı olan Yerçekimi Dalgalarının kaynağı olarak ortada duruyor. İzleyici paralel evrende de farklı bir gerçeklik deneyimliyor. Kendi içinde fraktal olan belki çizgi çizgi parlayan, kendi anatomisi doğrultusunda hareket eden yaşam formları görülüyor.

Çalışma Genel Görelilik ve Özel Görelilik kavramlarından hangisi baz alarak oluşturuldu?

Görelilikten ziyade Süper Sicim teorisinden yola çıkıyorum. Buradaki çalışmam sembolik bir solucan deliği kuruyor. Çıkış noktası aslında solucan deliğinin sadece iki paralel evreni birbirine bağlayan köprü olmasından ziyade (Einstein-Rosen köprüsü), tüm evrendeki madde oluşumunu ve onun oluşturduğu sistemlerin isleyişini sağlayan yerçekimsel dalga kaynağı olması.

Hem Einstein’in genel görelilik kavramının hem de kuantum mekaniğini birlikte işletebilen Birleşim Teorisi. Kara Delik / Solucan Delikleri solar, galaktik ve evrensel bütün sistemlerin çalışmasını sağlayan (hem makro hem de mikro) ve temel yapı olan yerçekimi dalgalarının kaynakları sayılır. Bir bakıma bütün bedeni işleten zihin olarak, yani hem maddenin (ışığın) hem de onu işleten enformasyonun kaynağı olarak kullanılıyor.

 

Uzay zamanında bir anın bir ana uymadığını düşünürsek; peristaltik hareket ve invajinasyon hareket, bu kavramdan mı etkilenerek oluşturulmuştur?

Aynen, aslında bu hareket bütün vücudun (light) işleyişi ve enformasyon aktarımında da kullanılan harekettir.

 

Bir yeni medya sanatçısı olarak Kuantum Tünellemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bunu zaman gösterecek ama ben çok ilginç çalışmaların çıkacağına eminim. O yüzden çok heyecanlı. Sanat alanında da tek bir gerçekliğin hatta tek bir sanat eserinde bile olmadığı, izleyiciye ya da etkileşime göre değişen eserlerin daha çok görülmesine ve gitgide normal bir sanat formu olmasına kadar varacak. Ya da daha gelecekte dalga parçacık ikiliğinde olduğu gibi gözlemciye göre değişen ve farkı algılanan nano-teknolojik işler göreceğiz. Öyle ya da böyle çok eğleneceğimiz kesin.