ERDAL İNCİ

Yaptığınız çalışma ile insanların kamusal alanlar ve kalabalıklar ile ilgili bakış açısını ne yönde ve nasıl değiştirmeyi hedefliyorsunuz?

İzleyicinin bakış açısını değiştirmekle ilgili bir amacımın olduğunu söyleyemem. Klonlardan oluşan kalabalıkları kamusal alanlara yerleştirmemin temel nedeni ikisi arasındaki zıtlık. Herhangi boş bir alana planladığınız bir kurguyla insanları toplayabilirsiniz. Geniş şehir meydanlarında ise kontrollü bir gösteri düzenlemeniz ise neredeyse imkansızdır. Benim üzerinde durduğum şey işte böyle realizasyonu mümkün olmayan kalabalıkları, hergün kullandığımız sürekli meşgul olan meydanlara yerleştirmek ve meydanları hiç görmediğimiz biçimlerde görebilmek.

Sadece hareketleri değil zamanı da manipüle ediyorsunuz. Mükemmel bir loop’u ve ritmi nasıl tutturuyorsunuz? 

Görsel işlerin müzik veya dans gibi izleyeni zamandan soyutlayabilmesinin yolunun bu olduğunu düşünüyorum.Sürekli kendini tekrarlayan bir hareketi ardışık zamanlarda klonlayarak bir örüntüye (pattern) dönüştürüyorum. Bu sayede zaman doğrusal olmaktan çıkıp kendini tekrarlayan bir hal alıyor. Bir anlamda 1-2 saniye içinde başladığı yerde kendini tamamlıyor. Toplamda klonlardan oluşan bu yeni yapının da kendi içinde düzenli bir harekete

sahip olabilmesi için hareketin ritmik olması gerekli. Bu yüzden bazı büyük çaplı işlerde performansı yaparken ritmi kaçırmamak için metronom kullanıyorum veya müzik dinliyorum.

Büyük kentlerdeki kalabalık akışlarını işlerinize nasıl uyarlıyorsunuz? Ve bunları nasıl tasarlıyorsunuz?

Bir meydanı mekan olarak seçtiysem, o meydanın belleğine duyarsız kalmamak gerektiğini düşünürüm. İşlerimi iki farklı şekilde kurguluyorum. Önceden belirlediğim bir performans varsa ona uygun bir mekan arıyorum. Veya o mekana uyacak bir performans düşünüyorum.

Bugün kalabalık akışları aynı zamanda dijital veri akışlarını da oluşturuyor. Tökezleme ve Formaphone adlı çalışmalarınızla veri akışlarının oluşturduğu dalgalar arasında nasıl bir ilişki görüyorsunuz?

Sezgisel olarak vardığım bir sonuç var. Olayların bir döngüye  sahip olduğuna inanıyorum. Bu döngülerin bazıları çok uzun sürerken bazıları çok kısa anlarda gerçekleşiyor. Hayatımızı derinden etkileyen bazı başat olaylar ve bunların artçılarının titreşim fiziğindeki armonik yapılarla benzerlik gösterdiğini düşünürüm. Benim için etkili bir olayla,  etkili bir sesin arasında paralellikler var.