ENGİN SUSTAM | GÜNCEL TOPLUMSAL DALGALANMALAR

Post-medya (post-totalitarizm) dönemi içinde sanatın bugünkü formu, sanatı ulusal sergi kartellerinden, elit-otoriter müzecilik fikrinden ve kurumsallığın ideolojik bagajından uzak tutmaya çalışıyor, toplumsal ve siyasal kesişmeler içinde dalgalanan parçacık hareketlere yakınlaştırıyor. Bu da sanatın müşterek dile yakınlaşmasını sağlarken, ulus-aşırı ve göç sonrası deneyler ile deneyimlere dahil olmasını ve kodları içeriden parçalamasını sağlıyor.

Böylece, küreselleşmeden, biyopolitik iktidar ağından, kriz dönemlerinin nevrozundan ve kimlik erozyonlarından bizzat etkilenen görsel ve kavramsal düşünüm süreci, sibernetik çağda sanatı post-medya anlatımı üzerinden ulus-aşırı bir forma, jeneratif bir sanatsal politik rejim estetiğine taşıyor. Dolayısıyla bugünün sanatı belki de dalgalanmalar içinde pıhtılaşmış kimlikten tekilliğin müşterek dil sekanslarına, dağınık dil odalarına atıf yaparak bizi bireyin ve kimliğin merkezi tefekkürü olan sabitleşme ve yerinde durma tarzlarından uzaklaştırıyor.

Dalgalar, düzenliliği dağıtan kırılmaları ve içinde biriktirdiği enerjinin parçacıklar yoluyla yayılmasını sağlıyor. O halde modern sanatın ideal ve düzenli etkisine rağmen parçacık-sanatın üretim ilişkileri içinde biriktirdiği enerji ve sapma hızı, güncel toplumsal dalga yayılımlar ve kuraldışı çarpıklıklarla acaba nasıl şekilleniyor?

Metni İndir